İletişim
ozge@ozgesezen.com
0530 286 68 40
Valikonağı Cad. Efe Apt. No: 171/1
Nişantaşı, Şişli / İstanbul
Sosyal
Image Alt

Komplekslerinizden Arının

Psychologies Dergisi Mart 2020 sayısında, derginin internet sitesinde kompleksler üzerine gerçekleştirdiği anketi değerlendirdim. 597 katılımcıya fiziksel görünüş, cinsel performans, kültürel donanım, sosyal çevre gibi özellikleri hakkında şüpheleri olup olmadığı sorulmuş.

Anket sonuçlarına bakacak olursak;

  • Katılımcıların %44’ünün fiziksel görünümünden “sıklıkla”, %20’sinin “bazen” şüpheye düştüğü gözlemleniyor.
  • Cinsel performansından “sıklıkla” şüphe duyanların oranı %15, “bazen” şüphe duyanların oranı ise %38. Diğer %47’lik bir kesim ise cinsel performanslarından “asla” şüphe duymadıklarını belirtiyor.
  • Eğitimine dair ne kadar kendilerinden emin olduklarını sorduğumuz katılımcılardan, %29’u “sıklıkla” şüpheye düştüğünü belirtirken, %41’i “bazen” şüpheye düştüğünü söylüyor. Toplam %70 ile çok yüksek bir oran.
  • Aynı şekilde kişisel kültürüne dair ne kadar kendilerinden emin olduğunu sorduğumuz katılımcılardan, %21’i “sıklıkla” şüpheye düştüğünü belirtirken, %44’ü “bazen” şüpheye düştüğünü söylüyor. Toplam %65 ile oldukça yine yüksek bir oran.
  • Entelektüel kapasitelerine dair yanıt verenlerin ise yine benzer şekilde %64’ü bu kapasitelerinden şüphe duyduklarını ifade etmiş bulunuyor.
  • Sosyal çevresinden ‘sıklıkla’ şüphe duyanların oranı %29, bu şüpheyi ‘bazen’ duyumsayanların oranı ise %18. Sadece %53 ise arkadaşlıklarından tamamen memnun olduğunu belirtiyor.
  • Katılımcıların sadece %25’i kendini doğru ifade edebildiğinden tamamen emin.

Katılımcıların verdikleri cevapların detaylı incelemesini ve ne anlama gelebilecek olduğunu dergide bulabilirsiniz.

Komplekssiz bir yaşam mümkün mü?

Komplekssiz olmak mümkün değil ve hatta iyi oluş hali için gerekli de değil!.

Önemli olan komplekslerin yoğunluğu ve deneyimlenme sıklığıdır. Düşük yoğunlukta yaşanan ve sık sık kendini göstermeyen kompleksler, kişinin gelişime açık yanlarını fark etmesine ve bu alanları geliştirmesine yardımcı olabilir. Ancak yaşamın çoğu alanında (eğitim, cinsel performans, kişiler arası iletişim vb.) yoğun olarak hissedilen kompleksler iyi oluş halini, özgüveni ve yaşamdan alınan tatmini kaçınılmaz olarak olumsuz etkileyecektir. Böyle bir durumda bir uzmandan alınan destek, kişinin komplekslerinin yarattığı endişeler ile baş etmesine yardımcı olacaktır.

Peki kompleksler nasıl oluşur?

Komplekslerin oluşum sürecine baktığımızda çocukluk ve ergenlik yıllarındaki yaşantıların oldukça önemli olduğunu görüyoruz. Örneğin bireyin kendini diğerleri ile karşılaştırma davranışı  ya da kendisi hakkındaki olumsuz inançları bir anda ortaya çıkmaz. Özellikle aile içinde tekrarlayan olumsuz deneyimler; örneğin annenin çocuğunun başarısını diğer çocukların başarısı ile karşılaştırması ya da  fiziksel görünümü hakkındaki eleştirileri, komplekslerin gelişimine zemin hazırlamaktadır. Bu yüzden yoğun düzeyde yaşanan komplekslerin gelişimini önlemek amacıyla aile dinamiklerine bakmak oldukça önemlidir. Öte yandan özellikle ergenlerin fiziksel görünüşleri ile ilgili hem zihinsel hem de davranışsal uğraşlarının oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Şüphesiz sosyal medyanın bunda rolü büyük. Sosyal medya ergenlerin beden algısı ile ilgili komplekslerini arttırarak akranlar arasında rekabete yol açıyor.

Peki komplekslerimizle ilgili ne yapmalıyız?

Son olarak, kompleksleri aşmanın yolunun komplekslerden arınmış bir yaşam sürmeye çalışmak olmadığını söyleyebilirim. Öncelikle onları fark etmeli ve daha sonra da kabullenmeliyiz. Ancak bu kabullenme pasif bir kabul ediş olmamalıdır. Örneğin “Eğitimim yeterince iyi değil ve bu saatten sonra yapacak bir şey yok” demek pasif bir kabul ediş halidir. Ancak aktif bir kabul ediş “Evet eksiklerim var ama bu alanlarda kendimi geliştirebilirim” düşüncesini içerir. Ayrıca komplekslerin haklı sebeplerden mi yoksa olumsuz inançlardan mı kaynaklandığının ayrımı özellikle önemlidir.

*İçerik Psychologies dergisi Mart 2020 sayısında yayımlanan yazımdan alınmıştır.