İletişim
ozge@ozgesezen.com
0530 286 68 40
Valikonağı Cad. Efe Apt. No: 171/1
Nişantaşı, Şişli / İstanbul
Sosyal
Image Alt

Corona Virüsü ve Kaygı

Corona virüsü salgınıyla hem fiziksel hem de psikolojik olarak mücadele ettiğimiz bu günlerde hepimiz oldukça gerçekçi kaygılara sahibiz. Bir yandan sağlığımız hakkında endişelenirken bir yandan ekonomik güvenliğimiz için önlemler almak zorundayız. Peki neden kaygılanıyoruz ve kaygıyla başa çıkmak için neler yapabiliriz?

Kaygım fazla mı?

Bu günlerde herkesten daha fazla etkilendiğinizi düşünebilir, kaygınızın normal mi yoksa aşırı mı olduğunu anlamaya çalışabilirsiniz. Bu nedenle kaygıyı görmezden gelmeye çalışabilir, bastırmak için çabalayabilir ve bu şekilde istemeden de olsa daha da fazla kaygılanabilirsiniz. Oysa olası ya da gerçekçi bir tehlike karşısında önlem almamızı sağlayan ve bedenimizi buna hazırlayan duygu kaygıdır. Bu nedenle işlevseldir ve hayatta kalmak için gereklidir. 

Uyum sağlamayı gerektiren her durum potansiyel stres sebebi olabilir. Bu günlerde virüse sosyal, psikolojik, ekonomik ve fiziksel olarak uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bu süreçte yaşanan kaygı, zorluklarla baş etmede yardımcı ve sağlıklı bir tepkidir. 

Stresten nasıl etkileniyoruz?

Neden herkes aynı tepkiyi vermiyor?

Herkes aynı olayı farklı şekillerde algılar ve yorumlar. Bu sebeple iki kişi aynı olaydan hiçbir zaman tamamen aynı şekilde etkilenmez. Bu durum corona virüsünün yarattığı stres için de geçerli. Kaygılarınız, stres tepkileriniz ve başa çıkma biçimleriniz çevrenizdeki insanlardan farklı olabilir. Kaygınız fazla ya da az olabilir ya da farklı şekillerde başa çıkmaya çalışabilirsiniz. Bu oldukça normaldir. Kendinizi başkalarının kaygı düzeyi ile ya da başa çıkma stratejileri ile karşılaştırmayın. Bu sürecin üzerinizde olan baskısını sadece siz biliyorsunuz. Kaygınızın fazla olması zayıf olduğunuzun değil bireysel farklılığınızın göstergesidir.

Peki bu farkın sebebi nedir?

Birden fazla faktörün stres tepkisini ve kaygı seviyesini etkileyebileceğini belirtmekte fayda var. Bu faktörlerden en önemlileri ise şu şekilde. Süregelen kaygı ya da depresyon problemi olan kişilerin daha fazla zorlanması oldukça normal ve beklenen bir durum. İyimserlik, psikolojik kontrol, özgüven ya da algılanan sosyal destek miktarı gibi değişkenler baş etme becerisini arttırır ve sürecin daha kolay geçmesini sağlar. Geçmişte maruz kalınan stres miktarı da bizi daha duyarlı hale getirebilir.


Stres ve belirsizlik

Beklenmeyen ve öngörülemeyen stresli durumlar beraberinde daha fazla stres getirir. Çünkü bu durumlar için belleğimizde önceden geliştirmiş olduğumuz başa çıkma stratejileri mevcut değildir. Corona virüsü de beklenmeyen ve öngörülemeyen bir şekilde yaşamımıza girdi. Belirsizliğin stresi arttırdığı su götürmez bir gerçek. Bu nedenle bu günlerde güvenilir kaynaklardan bilgi almak her zamankinden daha önemli. Doğruluğunu test edemediğimiz bilgiler ya da gerçeklikten uzak felaket senaryoları var olan kaygıyı çığ gibi büyütecektir.

Kontrol kimde?

Stres kaynağının kontrol edilemez olması kaygıyı arttıran bir diğer sebep. Corona virüsü üzerinde henüz yüzde yüz kontrol sahibi olmadığımız ise bilimsel bir gerçek. Bu durumda en faydalı olan kontrolümüzde olan şeylere odaklanmak. Peki kontrolümüzde olan şeyler neler?

  • Güvenilir kaynakları takip etmek.
  • Bilgi bombardımanından uzak durmak.
  • Sosyal mesafeyi korurken online sosyal bağlarımızı güçlü tutmak.
  • Kişisel hijyene uzmanların önerdiği şekilde dikkat etmek. Temizlik ile uzmanların önerdiğinden daha fazla uğraşıyorsak kendimize sınırlama getirmek. 
  • Sosyal medyada geçirdiğimiz süreye sınırlama getirmek.
  • Kaygımızı arttıran kişilerden olabildiğince uzak durmak. 
  • Bu günlerde önceden sahip olduğumuz nezaket kurallarının yeniden şekillenmesi gerektiğini asla unutmamak. Kahve içmek için buluşmayı teklif eden arkadaşınızı reddetmek kabalık değil. Selamlaşmak için elini uzatan kişinin elini tutmamak bencillik değil. Felaket senaryoları anlatan arkadaşınız kaygınızı arttırdığı için onunla daha az iletişime geçmeyi istemek yanlış değil.
  • Profesyonel destek almak. Kaygınızın aşırı ya da kontrol edilemez olduğunu düşünüyorsanız profesyonel destek alabilirsiniz. Yüz yüze psikoterapinin mümkün olmadığı bu günlerde bir uzmandan online terapi alabilirsiniz.

Kontrolümüzde olmayan şeyleri kontrol etmeye çalışmak kaygıyı arttıran en büyük tehlike. Kontrolümüzde olmayan şeylerin başında durumun gidişatı, diğer insanların davranışları, virüsün etkisinin ne kadar süreceği geliyor. Durumun gidişatı için yapılması gereken en faydalı şey ise hepimizin dikkatimizi ve enerjimizi kontrol edebildiğimiz şeylere yöneltmemiz.