ozge logo light
İletişim
[email protected]
0530 447 69 43
Atatürk Mahallesi 537 Sokak No:4, 35310 Güzelbahçe/İzmir
Sosyal
Image Alt

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bir tür kaygı bozukluğudur. OKB’si olan kişinin aklına “obsesyon veya takıntı” olarak adlandırılan, tekrarlayıcı, rahatsız edici ve istenmeyen düşünceler, dürtüler veya imgeler gelir. Bu düşünceler yoğun sıkıntı ve kaygıya yol açar. Bazı kişiler panik atak, güçlü tiksinti duyguları veya bir şeyin “tam doğru” olmadığı hissini yaşayabilir. Bu nedenle, bir şey doğru görünene, doğru hissedilene ya da “tam oldu” hissi oluşana kadar huzursuzluk devam edebilir.

Bu sıkıntıyla baş etmek için kişi, “kompulsiyon” olarak adlandırılan bazı davranışlar ya da zihinsel ritüeller yapabilir. Kompulsiyonlar; kontrol etme, yıkama, tekrar tekrar emin olmaya çalışma, sayma, dua etme, içinden belirli cümleleri tekrar etme ya da kaçınma gibi davranışlar şeklinde ortaya çıkabilir.

Kişi genellikle bu davranışların rahatsız edici düşüncenin gerçekleşmesini engelleyeceğine veya kaygıyı azaltacağına inanır. Kısa vadede kompulsiyonlar rahatlama sağlıyor gibi görünse de bu rahatlama geçicidir. Zamanla kompulsiyonlar, takıntılı düşüncelerin daha sık akla gelmesine ve OKB döngüsünün devam etmesine neden olur.

Obsesyonlar (takıntılar) normal mi? Evet!

Sadece OKB’si (Obsesif Kompulsif Bozukluk) olan kişiler değil, herkesin aklına zaman zaman rahatsız edici düşünceler gelebileceğini bilmek önemlidir. Bu düşünceler oldukça yaygındır ve utanılacak bir durum değildir. Ancak OKB’de, bu düşünceler çok daha yoğun bir sıkıntı yaratabilir ve onlardan uzaklaşmak ya da zihinden çıkarmak çok daha zor gelebilir. Obsesyonlara kompulsiyon davranışlarının eklenmesi OKB oluşumu için zemin hazırlar. 

okb düşünce eylem kaynaşması

OKB’de düşünce-eylem kaynaşması

OKB’de sık görülen “düşünce-eylem kaynaşması”, bir düşüncenin zihinden geçmesini sanki onu yapmakla, istemekle ya da gerçekleşmesine neden olmakla eşdeğer görmek demektir. Buradaki temel problem düşüncenin kendisi değildir. Sorun, düşünceye yüklenen anlamdır. Oysa zihnin istemsiz, rahatsız edici, tuhaf hatta saldırgan düşünceler üretmesi insan deneyiminin normal bir parçasıdır. 

Örnek düşünceler:

  • “Mikrop kaptım” diye düşündüğünde gerçekten kirlenmiş hissetmek.
  • “Ya çocuğa zarar verirsem?” diye düşünmeyi aslında bunu yapabilecek biri olduğu şeklinde yorumlamak.
  • Birinin kaza geçirdiğini hayal etmenin kaza olma ihtimalini artırabileceğini düşünmek.
  • “Eşim beni aldatıyor olabilir” düşüncesi geldiğinde, bunu düşünmenin bile ilişkiye zarar vereceğine inanmak.
  • Dini içerikli istemsiz düşünceler geldiğinde, bunu günah işlemiş gibi değerlendirmek.

OKB Hakkında Blog Yazıları