ozge logo light
İletişim
[email protected]
0530 447 69 43
Atatürk Mahallesi 537 Sokak No:4, 35310 Güzelbahçe/İzmir
Sosyal
Image Alt

Kaygı ve Panik

kaygı bozukluğu

 

 

 

Kaygı bozukluğu alanında çalışan bir klinik psikolog olarak; aşırı düşünme, bedensel belirtiler, belirsizliğe tahammülsüzlük ve sürekli tetikte hissetme gibi alanlarda psikoterapi desteği sunuyorum. Bu bölümde kaygıyı anlamaya, belirtileri tanımaya ve psikoterapi sürecine dair bilgilere ulaşabilirsiniz.

Kaygı Rehberi

Kaygı Nedir?

Kaygı; gerginlik hissi, endişeli düşünceler ve kalp çarpıntısı gibi fiziksel belirtilerin eşlik ettiği bir duygudur. Bedenin gerçek veya varsayımsal bir tehlikeye karşı bizi uyaran ve doğuştan gelen “savaş ya da kaç” tepkisidir. Aslında amacı bizi korumaktır. Yaklaşan bir sınav, önemli bir görüşme, sağlıkla ilgili bir belirsizlik ya da ilişkisel bir sorun karşısında kaygı hissetmemiz normaldir. 

Kaygı ne zaman problem haline gelir?

Kaygı; içinde bulunulan duruma göre aşırı yaşandığında, stresli durum sona ermesine rağmen uzun süre devam ettiğinde veya kişinin günlük yaşamla baş etmesini zorlaştırdığında problem haline gelir. Aşağıdaki durumlar profesyonel yardım almanın gerekli olduğunu düşündürebilir.

  • İş, okul, ilişki veya sosyal yaşamı olumsuz etkiliyorsa
  • Sürekli “kötü bir şey olacak” hissi yaratıyorsa
  • Bedensel belirtiler sık yaşanıyorsa (çarpıntı, nefes darlığı, mide sorunları, kas gerginliği gibi)
  • Kişi sürekli güvence arama, kaçınma veya kontrol etme davranışlarına yöneliyorsa
  • Dinlenmeyi, uyumayı veya anda kalmayı zorlaştırıyorsa
  • Kişinin yapmak istediği şeyleri yapmasını engellemeye başladıysa

Kaygı ve stres arasındaki fark nedir?

Stres ve kaygı arasında ince bir çizgi vardır. Her ikisi de duygusal tepkilerdir. 

Stres genellikle dışsal bir tetikleyiciden kaynaklanır. Bu tetikleyici kısa süreli olabilir; örneğin bir iş teslim tarihi veya sevilen biriyle yaşanan bir tartışma. Bazı durumlarda ise daha uzun süreli olabilir; örneğin işsizlik, ayrımcılığa maruz kalma veya kronik bir hastalık gibi. Stres altındaki kişiler; sinirlilik, öfke, yorgunluk, kas ağrıları, sindirim sorunları ve uyku güçlüğü gibi hem zihinsel hem de fiziksel belirtiler yaşayabilirler.

Kaygı ise, belirgin bir stres faktörü ortada olmasa bile devam eden yoğun ve sürekli endişe ile karakterizedir. Kaygı da strese benzer şekilde uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, kas gerginliği ve sinirlilik gibi belirtilere yol açabilir.

Kaygı bedende nasıl hissedilir?

  • Kaygıya bağlı olarak aşağıdaki fiziksel belirtileri hissedebilirsiniz:
  • Hızlı nefes alma veya kalp atış hızı
  • Baş dönmesi veya sersemlik hissi
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Göğüs ağrısı
  • Yorgunluk / kas ağrısı
  • uykusuzluk
  • Baş ağrısı

Sürekli kötü bir şey olacak hissi neden olur?

Genellikle vücudun tehdit algılama sisteminin aşırı aktif kalmasıyla ilişkilidir. Bu durum, kişide devam eden bir huzursuzluk, endişe ya da “bir şeyler yanlış” veya “kötü bir şey olmak üzere” hissi yaratabilir. Bazı insanlar için bu his, stresli dönemlerde ortaya çıkar. Bazıları için ise hayat nispeten sakin görünse bile devam edebilir. Kişinin tehlikeyi olduğundan büyük algılamasına ve kişinin başa çıkma kapasitesini olduğundan düşük görmesine neden olur.

Bu duyguya sıklıkla şu belirtiler eşlik eder:

  • Sürekli endişelenme veya aşırı düşünme
  • Rahatlamakta zorlanma
  • Gergin veya huzursuz hissetme
  • Kas gerginliği
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Çarpıntı veya nefes darlığı
  • Kontrol etme, güvence arama ya da aşırı hazırlıklı olmaya çalışma

Kaygı bozukluğu nasıl geçer?

Kaygı bozukluğunda genellikle tek bir yöntem işe yaramaz. Kişinin düşünce biçimlerini, beden tepkilerini, yaşam tarzını değiştirmesi ve gerekli olması durumunda ilaç tedavisine başlaması gibi kapsamlı bir müdahale planı ile kaygı azalır ve yönetilebilir hale gelir.

Kaygı bozukluğunun tedavisinde sıklıkla şu yöntemler kullanılır:

  • Psikoterapi
  • İlaç tedavisi
  • Yaşam tarzı değişimi (özellikle kaçınma davranışlarının azaltılması)
  • Kafein, nikotin veya alkol gibi kaygı arttıran maddelerden uzak durulması
  • Egzersiz
  • Belirsizliğe toleransı artırmak
  • Uyku hijyeninin sağlanması
  • Sağlıklı beslenme
  • Panik Atak ve Panik Bozukluk
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
  • Sağlık Anksiyetesi
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu
  • Sosyal Fobi
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Agorafobi
  • Fobiler

Kaygı bozukluklarının tedavisinde ilaç tedavisinden, psikoterapiden, yaşam tarzı değişikliklerinden ve kendi kendine yardım kitaplarından faydalanılır. Kişinin yaşadığı kaygının türüne, şiddetine, süresine ve günlük yaşam üzerindeki etkisine göre tedavi seçenekleri farklılık gösterir. Psikoterapi ve ilaç tedavisi ana tedavi seçenekleridir.

Psikoterapi

Düşünceler, beden tepkileri, duygular ve kaçınma davranışlarının birlikte ele alınır.  Kaygı ile başa çıkma stratejileri geliştirmek için hasta desteklenir. Kaygı yönetimi hakkında psikoeğitim de psikoterapinin bir parçasıdır. Kaygı tedavisinde sıklıkla kullanılan psikoterapi çeşitleri şu şekildedir.

İlaç Tedavisi

Bazı durumlarda psikiyatri desteği de gerekebilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda psikoterapi ve ilaç birlikte daha etkili olabilir.

  • yoğun panik ataklar varsa
  • işlevsellik ciddi bir şekilde bozulduysa
  • ciddi uyku sorunları yaşanıyorsa
  • intihar veya kendine zarar verme düşüncesi varsa