İletişim
ozge@ozgesezen.com
0530 447 69 43
Valikonağı Cad. Efe Apt. No: 171/1
Nişantaşı, Şişli / İstanbul
Sosyal
Image Alt

Nasıl Motive Olurum ve Harekete Geçerim?

Hedeflerinize ulaşmak için ne yapmanız gerektiğini biliyor ama bir türlü harekete geçemiyor musunuz? İnsanların belirli bir davranışa doğru nasıl daha kolay harekete geçebileceğine olan merak yıllardan beri sürmekte.

Değişmek istiyorum ancak motive olamıyorum diyenlerin sayısı azımsanmayacak ölçüde fazla. Birçok insan akademik başarı için disiplinli çalışmanın gerekliliğini, fit ve sağlıklı bir beden için sağlıklı beslenmenin ve spor yapmanın önemini, zamanı daha verimli kullanmak için erken uyanmanın değerini bilse de, davranışları bu bilgiler ile her zaman uyumlu olmayabiliyor.

Hangi davranışı ne zaman ve hangi ölçüde gerçekleştirmenin gerektiğine dair sağlıklı bir bakış açısına sahip olmak, başarıyı garanti etmiyor. Motivasyon, hedeflerin belirlenmesinde ve bu hedeflere ulaşmak için istikrarlı bir şekilde çaba göstermede önemli bir etken. 

Öz Belirleme Teorisi ve Motivasyon

Öz Belirleme Teorisi, motivasyon ve kişiliğinin incelenmesi için geniş bir çerçeve sunuyor. ÖBT’nin diğer motivasyon yaklaşımlardan farkı, davranışın kalitesini ve dinamiklerini etkileyen farklı motivasyon türlerinin ve kaynaklarının üzerinde durması.

Bu teoriye göre insanlar, belirli psikolojik ihtiyaçları karşılandığı ölçüde bir davranışı gerçekleştirmeye motive olabiliyor. Bu psikolojik ihtiyaçlar ise; özerklik, yeterlilik ve bağlantıda olma. Gelişime ve değişime giden yol, bu üç temel ihtiyaçtan geçiyor. Çünkü bu ihtiyaçların karşılanması, kişinin kendi kendine karar alma becerisini destekliyor ve böylece kişi değişime ve gelişime hazır hale geliyor. Kendi kendine karar verebilmenin desteklenmesi oldukça önemli. Çünkü motivasyonun tanımına baktığımızda “bireyi harekete geçiren ve kendi isteği ile eyleme katılmasını sağlayan bir odaklanma hali” olduğunu görüyoruz (Taloo, 2007). Kısaca, gelişmek ve değişmek için gerekli olan motivasyon kişinin kendi kendine verdiği kararlara bağlı.

Bu üç kavram ihtiyaç olarak tanımlandıkları için yeterli ölçüde karşılanmamaları durumunda kişinin gelişiminde ve iyi oluş halinde gerilemeler bekleniyor. 

Peki motivasyonu etkileyen faktörler neler?

Ceza, ödül, son teslim tarihleri, diğerlerinin ne düşündüğü gibi dış faktörlerin her zaman motive olmak için yeterli olmaması, içsel yani psikolojik ihtiyaçların önemini gösteriyor. Ödül sistemleri, notlar, değerlendirmeler veya başkalarının ne düşüneceği ile ilgili kaygılar davranışı etkilese de, insanlar sıklıkla ilgi alanlarından, meraklarından, değerlerinden ve yaşamdaki önceliklerinden beslenerek motive oluyorlar. Dışsal faktörler ile insan doğasında bulunan içsel güdüler ve ihtiyaçlar arasındaki etkileşim motivasyonu belirliyor. Çoğu kişi dış faktörlere odaklanarak motive olmayı beklerken, içsel faktörlerin önemini gözden kaçırabiliyor.

Şimdi içsel motivasyonu destekleyen üç temel psikolojik ihtiyaca yakından bakalım.

ÖZERKLİK

Temel psikolojik ihtiyaçlardan ilki özerklik, kişinin deneyimlerini ve davranışlarını kendi kendine düzenleme ihtiyacıdır. Kişi onayladığı ve kendi ilgi alanları ve değerleri ile uyumlu davranışlar sergilediği ölçüde kendini özerk hisseder. İnsanlar, farklı seçenekler arasından kendileri için hangisinin doğru seçenek olduğuna kendileri karar vermek istiyor. Bir başkası için önemli olan ve değer verilen şeyler, sizin için aynı önemi ve değeri taşımayabilir. Başka insanların değerlerinin kişiye empoze edilmeye çalışılması ise özerklik hissini zedeleyerek motivasyonu azaltıyor. Sırf anne babası istiyor diye bir bölümü seçen öğrenciler, kendi değerleri ile uyumlu olmayan bir işte çalışanlar, ilgi alanına girmeyen işlerle uğraşmaya zorlanan kişiler motive olmakta zorlanabiliyor. 

YETERLİLİK

Yeterlilik hissi davranışa enerji verir. Yeterlilik, kişinin kendini bir işte etkin hissetmeye ve giderek o işte ustalaşmaya yönelik ihtiyacını ifade ediyor. Önem verdiğimiz alanlarda etkili bir şekilde çalışabildiğimizi hissetmemiz gerekli. Ancak bu şekilde merak duyabiliyoruz ve çaba gösterebiliyoruz.

Eğer çok zor bir görevi gerçekleştirmeye çalışıyorsanız, standartlarınız çok yüksekse, çevrenizden sürekli olumsuz geri bildirimler alıyorsanız ve kendinizi sürekli diğerleri ile karşılaştırıp yetersiz olduğunuz sonucuna ulaşıyorsanız, yaptığınız işe motive olamamanız beklenen bir durum. Yaşamınızda kendinizi yeterli hissettiğiniz, üzerinde çalışarak ustalık hissinizi arttırabileceğiniz alanlara yer verin. Eğer işiniz bu ihtiyacınızı karşılamada yetersiz kalıyorsa ve bu konuda yapabileceğiniz değişimler kısıtlıysa, farklı yaşam alanlarından örneğin hobilerinizden faydalanabilirsiniz. 

BAĞLANTIDA OLMA

Bağlantıda olma, kişinin sosyal olarak diğer insanlar ile arasında bir bağ olduğunu hissetmesi ile ilgilidir. İnsanlar, başkaları tarafından önemsendiklerini hissettiklerinde bağlantıda hissederler. Aynı zamanda kişinin kendini önemli hissetmesi ve diğer insanlara katkıda bulunması ile de ilgilidir. Sosyal çevre kişinin gelişimini besleyen önemli bir kaynaktır. Bağlantıda olma ihtiyacının karşılanması, kişinin hedeflediği davranışlara motive olabilmesini ve var olan motivasyonunu kaybetmemesini sağlıyor.

Özetle, Öz Belirleme Teorisine göre özerklik, yeterlilik ve bağlantıda olma psikolojik ihtiyaçları motivasyon ile yakından ilişkili. Bu ihtiyaçlar karşılanıyorsa kişi canlı hissediyor ve daha az motivasyon sorunu yaşıyor. Eğer kişi kararlarında özerk değilse, yaptığı işlerde kendini yetkin hissetmiyorsa ve bağlantıda kalarak beslendiği sosyal desteği yoksa hayal kırıklığı yaşıyor ve motivasyonunu kaybediyor. Siz de gelişmek ve anlamlı bir yaşam sürmek istiyor ancak gerekli motivasyonu her zaman bulamıyorsanız, önünüzdeki engel yeterli ölçüde karşılanmayan psikolojik ihtiyaçlarınız olabilir.

Ryan, R. M., & Deci, E. L. (2018). Self-determination theory: Basic psychological needs in motivation, development, and wellness. New York, NY: The Guildford Press.