İletişim
ozge@ozgesezen.com
0530 286 68 40
Valikonağı Cad. Efe Apt. No: 171/1
Nişantaşı, Şişli / İstanbul
Sosyal
Image Alt

Anksiyeteyi kontrol etmek mümkün mü?

“Nasıl hissettiğimi kontrol edebilirsem hayatım daha güzel olur”. Bu cümle size tanıdık geliyor mu? Eğer cevabınız evet ise, siz de rahatsız edici derecede kaygılandığınızda sakinleşmeye çalışmanın, kaygıyı yönetmenin en etkili yolu olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Yalnız değilsiniz. Çünkü çoğu kişi duygularının kontrolünün kendisinde olduğunu ve istenmeyen bir duygunun etkisindeyken ondan kurtulmaya çalışmanın tek çaresi olduğunu düşünür.

Amerikan Psikologlar Derneği tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, kendilerini rahatlamaya çalışmaktan çok kaygıyı yaşamalarına izin veren kişiler, kaygılarıyla daha becerikli biçimde başa çıkıyor. Örneğin topluluk önünde konuşmak sizin için büyük bir kaygı sebebiyse, sakinleşmeye çalışmadan kaygınızla beraber topluluğun önüne çıkmak, performansınızı arttırıyor. Bu kulağa ilk başta oldukça tuhaf gelebilir. Çünkü hepimiz istenmeyen bir duygu (anksiyete, üzüntü, korku) yaşadığımızda hemen o duygudan uzaklaşmaya ve kendimizi rahatlatmaya programlandık. Fakat olumsuz duyguları kontrol etmek için çok fazla çabalamak, zengin ve dolu bir hayat yaşamanın önüne geçebilir. Duygularımızı kontrol etmek için yaptıklarımız bazen hayatımızı iyileştirse de çoğu zaman durumu daha da kötü hale getirebilir.

Kaygımız arttığında dikkatimizi dağıtacak aktivitelerde bulunmak (televizyon izlemek, alışveriş yapmak), kaygımızı arttırma ihtimali olan durum ve kişilerden kaçınmak, başkalarını suçlama, inkar etme, kendini cezalandırma gibi düşünceler yoluyla kaygının etkisinden kurtulmaya çalışmak, duygularımızı kontrol etmek için yaptıklarımıza örnek gösterilebilir. 

Hepimiz aslında zaman zaman istenmeyen duygularımızı kontrol etmeye çalışıyoruz. Fakat her zaman başarılı olamıyoruz. Çünkü duygularımız üzerinde kısıtlı kontrolümüz var. Peki bütün bunlar anksiyete ile beraber yaşamaya teslim olmalıyız demek mi? Tabi ki hayır. Sadece anksiyeteden kurtulmaya çalışmanın tek yolu onu kontrol etmeye çalışmak değil. Bu noktada amacımız anksiyete yaşamamıza sebep olan düşünceye mesafe alabilmek. 

Neden anksiyete yaşarız

Algılanan tehditin gerçekleşme olasılığı ve bu tehditin kötülük düzeyi, sahip olduğunuz başa çıkma becerilerinden daha ağır basıyorsa anksiyete yaşarsınız. Var olan tehditin olduğundan daha kötü olarak algılanması ve sizin de başa çıkma becerilerinizi hafife almanız, anksiyetenin gelişmesi için uygun ortamı hazırlar. 

anksiyete

Örneğin çocuğunuzu arıyorsunuz ve çocuğunuz telefona cevap vermiyor. Aklınızdan “başına kesin kötü bir şey geldi” düşüncesi geçiyor. Ve başına gelen şeyin trafik kazası olduğunu düşünüyorsunuz. Daha sonra “çocuğumun başına bir şey gelirse bununla baş edemem”, “eğer trafik kazası geçirdiyse artık hiçbir şey yapılamaz” düşünceleri zihninizden geçiyor. 

Daha sonra anksiyete düzeyiniz hızlı bir şekilde artıyor ve çocuğunuzun başına kötü bir şey gelmiş olma düşüncesi artık sadece bir düşünce olmaktan çıkıyor ve bir gerçek haline dönüşüyor. Kesin trafik kazası geçirdi!

Anksiyetenizi nasıl yönetebilirsiniz?

Anksiyetenizi kontrol etmeye çalışmadan, kaygıya sebep olan düşüncenize mesafe alarak anksiyetenizi kontrol edebilirsiniz. 

Bu düşüncenin sadece bir düşünce olduğunu ve gerçek olmadığını ancak bu düşünceden uzaklaşarak anlayabilirsiniz. Aşağıda düşüncenize mesafe almak için kullanabileceğiniz yöntemler yer almakta. Çocuğunuzu aradığınızı ve onun da cevap vermediğini varsayalım. 

 

  • Böyle bir durumda olayın ne olduğunu ve sonrasında olanlarla birlikte gelen korkularınızı yazın.
  • Ne olacağından korkuyorsunuz? Düşündüğünüz şeyin gerçekleşeceğine yönelik elinizde kanıt olup olmadığına bakın.
  • Korktuğunuz şeyin olmayacağına yönelik kanıtlarınız neler? (Zihninizin size söylediği kadar kötü olmayacağını gösteren ne olabilir?)
  • Eğer bu düşünceye daha önce de kapıldıysanız, o zaman da sonuç zannettiğiniz kadar kötü mü olmuştu?
  • Eğer hala korktuğunuz şeyin başınıza geleceğini düşünüyorsanız, gerçekten gerçekleşmesi durumunda nasıl baş edeceğinizi, bu durumda size kimlerin yardımcı olacağını ve 5 yıl içinde hala sizin için önemli olup olmayacağını düşünün.

 .