GELİŞİMSEL KRİZLER VE SINIR KOYMA: Ebeveynler İçin Bir Pusula
Çocuk ve ergenlik döneminde bulunan ebeveynlerin en çok araştırdığı konulardan bir tanesi çocuklarının yaşadığı kriz durumları ve sınır koyma problemidir. Ebeveynlerin en çok zorlandığı konular arasında olan gelişimsel krizler ve sağlıklı sınırlar sağlıklı bir gelişim için kritiktir. Psikolog Melda Karaşahin tarafından kaleme alınan bu yazıda, yaşanılan zorlu süreçleri anlamlandırmayı ve psikoterapinin en güçlü araçlarından biri olan EMDR’ın (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) bu süreçteki rolünü inceleyeceğiz. Özellikle destek arayan aileler için bir Seferihisar çocuk psikoloğu ile süreci değerlendirmek, bu dönemleri daha sağlıklı yönetmeye yardımcı olabilir.
Gelişimsel Kriz Nedir?
Erikson’a göre kriz, çocukluktan ergenliğe doğru olan her gelişimin içinde olduğunu söyler. Çocuk büyütmeyi hava durumu gibi düşünürsek bir gün güneşli bir gün bulutlu kriz anında da yağmurlu ya da gök gürültülü gibidir. Kriz olarak adlandırılsada aslında bunlar birer gelişimsel sıçrama dönemidir.
Gelişimsel kriz hayatımızın dönüm noktalarının olduğu, örneğin evlenme, ergenlik, çocuk sahibi gibi köklü değişim gerektiren durumları kapsar.Erik Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı’na göre her yaş döneminin çözülmesi gereken temel bir çatışması vardır. En sık karşılaşılan yaş ve çatışmasına örnekler:
2-4 yaş (Özerklik vs Utanç) : Çocuğun “ben yapacağım” dediği, sınırları test ettiği dönem.
Ergenlik (Kimlik kazanımı vs.Rol karmaşası): Bireyin “ben kimim?” sorusuna yanıt aradığı ve otoriteyle çatıştığı dönem.
Bu krizler, çocukların güvenli bir şekilde dünyaya keşfetmesi için gereklidir. Burada ebeveynler olarak çizilen net ve şefkatli sınırlar içinde bu keşfi sağlıklı gerçekleştirilmeli.
Sınır Koymanın Psikolojisi: Neden Zorlanıyoruz?
Buradaki amaç çocuğu kısıtlamak değil ona bir güvenlik alanı inşa etmektir.
Etkili sınır koymanın 3 kuralı:
1.Tutarlılık: Birinin A dediğine diğeri B dememelidir.
2.Netlik: Net bir zaman verilmelidir. Örneğin: “5 dakika sonra tableti bırakıyoruz.” demek.
3.Şefkat: Duyguyu reddetmemek. İlk olarak duyguyu onaylamak ve sonra sınırı koymak. Örnek: Şu an çok öfkelisin biliyorum (duyguya onay) ama kardeşine vurmana izin veremem (sınır).
EMDR Nasıl Yardımcı Olur?
Çocuğumuza sınır koyarken aşırı tepki verdiğimizi veya “savaş-kaç-dona kal” olarak tepki verebiliriz.
- Savaş tepkisi: Bağırmak, sert tepki vermek, kontrolü artırmaya çalışmak.
- Kaç tepkisi: Ortamdan uzaklaşmak, görmezden gelmek.
- Dona kalma tepkisi: Ne yapacağını bilememek, tepki verememek.
İşte burada EMDR devreye girer.
Ebeveynin tetikleyicileri: Ebeveynin kendi kök ailesinden gördüğü katı sınırlar veya aşırı serbestlik kendi çocuğunda gördüğü öfke nöbetiyle tetiklenip kendinde yetersizlik, çaresizlik hissi negatif düşüncelerini tetikleyebilir. EMDR geçmiş yaşantıları işleyerek, çocuğuna o anki yetişkin benliğiyle tepki vermesini sağlar.
Çocuğun travmaları: Taşınma, boşanma veya okul zorbalığı gibi olaylar “dünya güvenli değil” inancına yol açabilir. EMDR ile bu travmaların sağlıklı işlenmesine ve davranış sorunlarının düzelmesine yardımcı olur. Özetle, gelişimsel krizler kaçınılmazdır. Gelişimsel özelliklerine göre kural ve sınırları koymak önemlidir. 14 yaşında bir ergene koyulacak sınır ile 10 yaşında bir çocuğa koyulacak sınır aynı olmamalıdır. Sözlü uyarı, dikkat dağıtma gibi yaklaşımlar pozitif disiplinle uyumluyken pasif agresif durumlar çocuğun güven ilişkisine zarar verir. Açıklayıcı ve rehberlik edici yaklaşımlar veya EMDR gibi bilimsel yaklaşımlardan destek almak tüm ailenin psikolojik dayanıklılığını arttıracaktır.
Gelişimsel krizler kaçınılmazdır; önemli olan bu süreçleri doğru şekilde yönetebilmektir. Eğer bu süreçte zorlandığınızı fark ediyorsanız, bir Seferihisar çocuk psikoloğu desteği almak hem çocuğunuzun hem de sizin duygusal dayanıklılığınızı güçlendirebilir.
KAYNAKÇA:
Adler-Tapia, S., & Settle, R. (2008). EMDR and the Art of Psychotherapy with Children: Infants to Adolescents. Springer Publishing Company.
Geçit, H.(2025). Ebeveynlerin Çocuklarına Sınır Koyma Davranışlarına İlişkin Görüşleri. Current Research and Reviews in Psychology and Psychiatry. 5(1). 23-33.

