Obsesif Kompulsif Bozuklukta Maruz Bırakma ve Tepki Önleme

Obsesif Kompulsif Bozuklukta Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (Exposure and Response Prevention – ERP) yöntemi OKB tedavisinin temelini oluşturur. 

Maruz bırakma (kaygı yaratan ve/veya obsesyonları tetikleyen düşünceler, imgeler, nesneler ve durumlarla kontrollü ve kademeli olarak yüzleşmeyi ifade eder. Tepki önleme ise kaygı ya da obsesyonlar tetiklendiğinde kaygıyı azaltmak amacıyla yapılan kompulsif davranışları ise ertelemeyi ve zamanla bırakmayı içerir.  Bu iki uygulamanın beraber kullanılması beynin obsesyonun konusunu artık bir tehdit olarak algılamamasını sağlayacak şekilde yeniden yapılanmasını sağlar. Böylece zaman içinde obsesyonların yoğunluğu, kaygı düzeyi ve kompulsif davranışların sıklığı belirgin şekilde azalır.

Obsesif Kompulsif Bozuklukta Maruz Bırakma ve Tepki Önleme uygulamalarının nasıl işe yaradığını anlamak için öncelikle OKB’deki yanlış alarm sistemini anlamamız gerekir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk’da yanlış alarm sistemi

OKB’de hissedilen kaygıyı, bedenin alarm sistemi olarak düşünebiliriz. Alarm sistemleri bize tehlikede olduğumuzu fark ettiren uyarıcı sistemlerdir. Örneğin bir yangın alarmı çaldığında yangın olduğunu ve tehlikede olabileceğimizi fark ederiz. Alarm sesi dikkatimizi çeker ve bizi kendimizi ile ailemizi korumak için harekete geçirir.

Şimdi bu alarm sisteminin hatalı olduğunu ve su ısıtırken veya doğum günü pastasındaki mumları üflerken çaldığını düşünün. OKB’deki kaygı işte bu yanlış alarma benzer. Kişi kaygılarının mantıklı olmadığını bilse bile tehlikede hisseder. Örneğin, kapıyı kilitlediğini defalarca kontrol etmiş olmasına rağmen “Ya kilitlemediysem?” düşüncesi tekrar ortaya çıkabilir. Ya da elleri temiz olmasına rağmen “Mikrop bulaştı, hastalanacağım.” hissi yoğun bir kaygıya neden olabilir. Benzer şekilde, sevdiği birine zarar vermek istemeyen biri, aklına gelen istemsiz bir düşünce nedeniyle gerçekten zarar verebileceğinden korkabilir. Bu durumlarda kişi mantıksal olarak bir tehlike olmadığını bilse de, beyni sanki gerçek bir risk varmış gibi alarm vermeye devam eder.

Alarm Çaldığında Ne Yapıyoruz? (Kompulsif Davranışlar)

Kompulsif davranışları, alarm her çaldığında kendinizi güvende hissetmek için yaptığınız davranışlar olarak düşünebilirsiniz. Bu davranışlar kaygınızı kısa süreliğine azaltır; ancak her tekrar ettiğinizde beyniniz şu mesajı alır: “Demek ki gerçekten bir tehlike vardı ve bu davranış beni korudu.” Başka bir deyişle, kompulsif davranışlar beyninizin gereksiz alarm sinyalleri vermeye devam eden kısmını besler. Kaygınızı ve obsesyonlarınızı azaltabilmek için bu kompulsif davranışları sürdürmemeyi öğrenmeniz gerekir.

Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) tam da bu nedenle etkilidir. ERP sırasında kişi, kaygı uyandıran durumla yüzleşir ancak kompulsif davranışı gerçekleştirmez. Böylece beyin zamanla beklenen felaketin gerçekleşmediğini, kaygının ritüel yapılmadan da kendiliğinden azaldığını öğrenir. Sonuç olarak alarm sistemi yeniden ayarlanır; gereksiz alarm sinyalleri azalır ve kişi belirsizlikle daha sağlıklı bir şekilde başa çıkabilir.

Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) Uygulamasının Aşamaları

Kaygıyı tetikleyen durumlara, düşüncelere kasıtlı olarak maruz bırakma stratejisi ilk bakışta korkutucu görünebilir. Ancak OKB’de asıl sorun bu durum ve düşüncelerin kaygı yaratması değil, kaygıdan kaçınmak için yapılan ritüeller ve kaçınma davranışlarıdır. Örneğin, kapı koluna dokunduğunda mikrop kapacağı düşüncesiyle yoğun kaygı yaşayan bir kişi, bu kaygıdan kurtulmak için ellerini defalarca yıkayabilir. Kısa vadede bu davranış rahatlama sağlasa da uzun vadede OKB’nin ve kaygının sürmesine neden olur. ERP’de ise kişi, terapistin rehberliğinde kapı koluna dokunur ve ardından ellerini yıkamadan bir süre bekleyerek kaygının zamanla kendiliğinden azaldığını deneyimler.

  1. Başlangıçta kaygınız, belirsizlik hissiniz ve obsesif düşünceleriniz artabilir.
  2. Zamanla, bu duygu ve düşüncelerin rahatsız edici olsalar da size zarar veremeyeceklerini deneyimleyerek öğrenirsiniz.
  3. Obsesyonlar ve kaygıyla mücadele etmeyi bıraktığınızda, bu duygu ve düşünceler zamanla kendiliğinden azalmaya başlar.
  4. Maruz kalmaya devam edip kompulsif tepkiyi engellediğinizde, kaygının doğal olarak azaldığını yani alıştığınızı (habituasyon) görürsünüz.
  5. Zamanla kaygı verici düşüncelerin aklınıza eskisi kadar sık gelmediğini ve geldiklerinde sizi daha az etkilediklerini fark edersiniz.
  6. Sonuç olarak, belirsizliğe tahammül etme ve günlük yaşamın içerdiği risklerle başa çıkma beceriniz gelişir.

Related articles

Specialized support for specific challenges.

Sağlık Anksiyetesi (Kaygısı) Neden Kendiliğinden Geçmez?

Overthinking: Sürekli Aynı Şeyleri Düşünmeyi Nasıl Durdurabilirsiniz?

seferihisar çocuk psikoloğu

GELİŞİMSEL KRİZLER VE SINIR KOYMA: Ebeveynler İçin Bir Pusula

Feeling better is closer than you think

Contact Balancia today
to schedule your consultation.