ozge logo light
İletişim
[email protected]
0530 447 69 43
Atatürk Mahallesi 537 Sokak No:4, 35310 Güzelbahçe/İzmir
Sosyal
Image Alt

Sağlık Anksiyetesi (Kaygısı) Neden Kendiliğinden Geçmez?

sağlık anksiyetesi

Sağlık Anksiyetesi (Kaygısı) Neden Kendiliğinden Geçmez?

the LEAFLY kitchen ()

 

Sağlık anksiyetesi yaşayan birçok kişi, zamanla kaygılarının kendiliğinden geçmesini bekler. Ancak çoğu zaman endişeler azalmak yerine devam eder, hatta daha da yoğunlaşabilir. Bunun temel nedenlerinden biri, kaygıyı azaltmak amacıyla yapılan bazı davranışların farkında olmadan kaygıyı sürdürmesidir. Bu davranışlar arasında; sürekli belirtileri kontrol etmek, internette araştırma yapmak, doktorlardan sık sık randevu almak veya sağlıkla ilgili konulardan kaçınmak yer alır. Bu davranışlar kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede sağlık kaygısı döngüsünü güçlendirebilir.

Sağlık kaygısını sürdüren birçok farklı faktör vardır. Bu faktörler; vücuda odaklanma, kontrol etme, kaçınma, ritüeller, güvence arama ve kaygının vücut üzerindeki etkileri şeklindedir.

Sağlık kaygısını sürdüren faktörler

1. Vücuda odaklanma 

Hasta olabileceğiniz düşüncesi, dikkatinizin daha fazla vücudunuza yönelmesine neden olur. Bu durum, daha önce fark etmediğiniz normal bedensel duyumları veya değişiklikleri fark etmenize yol açabilir. Ardından bu duyumları bir hastalık belirtisi olarak yorumlayabilir ve daha fazla endişelenebilirsiniz. Artan endişe ise dikkatinizi yeniden vücudunuza yönlendirerek bu döngünün sürmesine neden olur.

2. Kontrol etme

Sağlığınız hakkınızda endişelendiğinizde davranışlarınız da değişebilir. Bu değişikliklerin en yaygın olanlarından biri, vücudu sürekli belirtiler açısından kontrol etmektir. Bu durum dikkatin belirtilere yoğunlaşmasına neden olabilir ve belirtilerin daha belirgin hissedilmesine yol açabilir. Ayrıca bazı belirtiler kontrol edildikçe daha da kötüleşebilir. Örneğin, ağrılı bir bölgeyi sık sık yoklamak ağrının artmasına neden olabilir; yüzdeki bir lekeyi sürekli incelemek veya ovalamak ise lekenin daha belirgin görünmesine yol açabilir. Kalbim hızlı atıyor mu diye kalp atışını kontrol etmek kalbin hızlanmasına yol açabilir.

3. Kaçınma

Sağlığınızla ilgili endişeler nedeniyle sizi risk altına soktuğunu düşündüğünüz ortamlardan kaçınabilirsiniz. Ancak kaçınma davranışı, uzun vadede kaygıyı daha da artırabilir. Örneğin, kalp rahatsızlığı olduğundan korkan bir kişi, kalp krizi geçireceği endişesiyle koşmaktan veya merdiven çıkmaktan kaçınabilir. Ancak bu davranışlar kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede korkuların sürmesine ve güçlenmesine neden olur.

Kaçınma davranışları yalnızca fiziksel aktivitelerle sınırlı değildir. Bazı kişiler sağlık ve hastalık hakkında konuşmaktan kaçınırken, bazıları hastalıkla ilgili haberleri, yazıları veya programları takip etmek istemez. Hatta kanser veya kalp krizi gibi kelimeleri okumaktan ya da söylemekten bile kaçınabilirler. Bu tür kaçınma davranışları, kişinin korkularıyla yüzleşmesini engelleyerek sağlık kaygısının devam etmesine katkıda bulunabilir.

4. Ritüeller 

Hastalanma riskini azaltacağına inanarak bazı davranışlar belirli şekillerde tekrarlanabilir. Ancak bu ritüeller kaygıyı azaltmak yerine sürdürür. Birçok insan zaman zaman ritüel niteliğinde davranışlarda bulunabilir. Sağlık kaygısı yaşayan kişilerde ise bu davranışlar daha belirgin hale gelir. Örneğin, belirli sayıları tekrar etmek, “uğurlu” sayılara güvenmek, eşyaları hep aynı yerde tutmak veya bazı işleri her zaman aynı sırayla yapmak gibi davranışlar görülebilir. Kişi bu ritüellerin istenmeyen durumun gerçekleşmesini engelleyeceğine inanır. Bu davranışlar kişiye kısa süreli bir rahatlama hissi verse de sağlıkla ilgili olumsuz bir durumun gerçekleşmesini engellemez. Aksine, dikkatin sürekli endişelere yönelmesine neden olarak kaygının sürmesine katkıda bulunabilir.

5. Güvence arama 

Sağlığımızla ilgili her şeyin yolunda olduğunu bilmek istemek doğal bir ihtiyaçtır. Kişi her şeyin yolunda olduğuna dair bir netliğe ulaşmadan rahatlayamayacağına inanırsa, güvence arama davranışlarını çok sık yapmaya başlayabilir. Bu da kaygıyı güçlendirebilir ve kişinin daha fazla güvence aramasına neden olabilir.

Güvence aramak kısa süreli bir rahatlama sağlasa da bu etki genellikle kalıcı olmaz. Çünkü sağlık ile ilgili konularda her zaman yüzde yüz netliğe ulaşmak mümkün değildir. 

Örneğin, baş ağrısının ciddi bir hastalığın belirtisi olabileceğinden endişelenen bir kişi, doktora başvurabilir veya yakınlarına sürekli fikrini sorabilir. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda herhangi bir sorun olmadığı söylendiğinde kısa süreli bir rahatlama yaşar. Ancak birkaç gün sonra baş ağrısı tekrar hissedildiğinde, bu kez “Ya bir şey gözden kaçtıysa?” düşüncesi ortaya çıkabilir. Bunun sonucunda yeniden araştırma yapma, doktora gitme veya başkalarından güvence isteme ihtiyacı doğar ve kaygı döngüsü devam eder.

6. Kaygının beden üzerindeki etkileri 

Kaygının kendisi vücutta çeşitli fiziksel belirtilere yol açabilir. Örneğin, kaygı sırasında kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, baş dönmesi, mide rahatsızlıkları, kas gerginliği veya karıncalanma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtiler kaygının doğal sonuçlarıdır ve çoğu zaman normal bedensel tepkiler olarak ortaya çıkar.Sağlık kaygısı yaşayan kişiler bu belirtileri kaygının doğal sonuçları olarak görmek yerine ciddi bir hastalığın işareti olarak yorumlayabilir. Bu yorum daha fazla endişeye yol açarak belirtilerin şiddetlenmesine ve kaygı döngüsünün sürmesine neden olabilir.

Sağlık anksiyetesinin azalması, her türlü hastalık ihtimalinden tamamen emin olmaktan değil; belirsizlikle yaşamayı öğrenmekten ve kaygıyı sürdüren davranışları fark ederek değiştirmekten geçer. Bu nedenle sağlık kaygısının altında yatan düşünce ve davranış kalıplarını anlamak, kaygı döngüsünü kırmanın ve yaşam kalitesini artırmanın önemli bir adımıdır.

sağlık anksiyetesi

sağlık anksiyetesi

Sağlık Anksiyetesi Tedavisi

Eğer sağlık kaygısı günlük yaşamınızı etkiliyor, sürekli araştırma yapmanıza veya sık sık güvence aramanıza neden oluyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almak kaygı döngüsünü anlamanıza ve bu döngüyü kırmanıza yardımcı olabilir. sağlık anksiyetesi tedavisi hem psikoterapi hem de ilaç desteğinden oluşur. Sağlık anksiyetesi alanında çalışan bir psikolog gerekli görmesi durumunda psikiyatrik değerlendirme için sizi bir psikiyatriste yönlendirebilir. Sağlık anksiyetesinde günümüzde en güçlü bilimsel desteğe sahip psikolojik yaklaşım, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)dir. Birçok uluslararası kılavuzda ilk seçenek psikoterapi olarak önerilir.